Hoşgeldiniz|Salı, Kasım 21, 2017
Buradasınız: Home » Prof. Dr. M. Cengiz Yakıncı » TUS için neden alternatif çözüm gerekli?

TUS için neden alternatif çözüm gerekli? 

Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS), tıp fakültesini bitirip doktor olmuş kişilerin tıbbın belli bir dalında uzmanlığa başlaması için girdiği bir eleme sınavıdır. TUS’un en güçlü tarafı objektif olmasıdır. İlk kez 1987 yılında uygulanmaya başlanan bu sınavın zaman içinde tıp eğitimine ciddi anlamda sekte vurduğu görülmüştür. Nedenine gelince, tıp öğrencileri fakülteye başladıkları günden itibaren bu sınava hazırlık yapmaya başlamakta, özellikle fakültenin beşinci ve altıncı sınıflarında çalışmaları yoğunlaşmaktadır. Hafta sonlarını TUS’a hazırlık için dershanelerde geçiren öğrenciler, yoğunluktan ve yorgunluktan hafta içlerinde fakültelerinde pratik yapmaya kuvvet bulamamaktadır. Öğrenciler, TUS’a hazırlandıkları süreçte “Biz sadece ders çalışalım, hasta bakmamıza gerek yok.” diye düşünmekte, intörnler hastayla ilgilenmek istememekte, sadece bir teknisyen gibi “Kan alalım, sonuçları dosyaya işleyelim, bize hasta takip ettirmeyin.” demektedirler.

TUS’un zayıf yanlarından bir diğeri, sadece bilgiyi değerlendiren bir sınav olmasıdır. Hâlbuki tıp eğitiminde üç temel hedef vardır. Birincisi hekimi sağlık hizmetlerini yürüteceği belli bir bilgi düzeyine ulaştırmak, ikincisi belli becerileri kazandırmak, üçüncüsü ise belli tutumları kazandırmaktır. Ancak TUS’un içeriğine bakıldığında beceri ve tutumu ölçen yönünün olmadığı görülmektedir.

Tıp fakültesi öğrencisinin altı yıllık öğrenim süreci içerisinde TUBİTAK gibi farklı projelerde yer alması, bilimsel kongrelerde sunum yapması gibi aktiviteleri, tıpta uzmanlığa girişte değerlendirmeye alınmamaktadır.

Diğer taraftan tıp fakültesinden mezun olan doktorun, hastayla baş başa kaldığı ve asıl meslek tecrübesi edindiği mecburi hizmetteki çalışma süresi de tıpta uzmanlığa girişte dikkate alınmayan bir husustur.

Mevcut eksikliklerden dolayı tıpta uzmanlığa girişi tek sınava bağlamayan ama en az TUS kadar objektif olan alternatif yeni çözümlere ihtiyaç duyulduğu açıktır.