Hoşgeldiniz|Perşembe, Nisan 19, 2018
Buradasınız: Home » Haberler » İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİNDE DÜZENLENEN 14 MART TIP BAYRAMI KUTLAMA PROGRAMINDA MALATYA TABİP ODASI GENEL SEKRETERİ DR. HARUN KURT’UN AÇIKLAMALARI

İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİNDE DÜZENLENEN 14 MART TIP BAYRAMI KUTLAMA PROGRAMINDA MALATYA TABİP ODASI GENEL SEKRETERİ DR. HARUN KURT’UN AÇIKLAMALARI 

Malatya Tabipler Odası Başkanı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut DURMUŞ’ un Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen Tıp Bayramı kutlama programına katılacak olmasından dolayı Malatya Tabipler Odası adına söz almış bulunmaktayım.

Eski bir İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi olarak, başta rektörümüz Prof. Dr. Sayın Ahmet KIZILAY olmak üzere birbirinden değerli hocalarımın karşısında hitap ediyor olmanın heyecanını ve onurunu taşıdığımı belirtmek istiyorum.

Mensubu olmaktan gurur duyduğum hekimlik mesleğine geçmişten günümüze kadar emek veren, katkı sunan tüm hocalarımı saygıyla selamlıyor, vefat edenlere ve sağlık şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.

Allah bu millete bir daha istiklal marşı yazdırmasın duasıyla İstiklal Marşının kabul edilişinin 96.yıl dönümü ve önümüzdeki 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitler günü anma programları vesilesi ile başta Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere, kutsal vatan topraklarını canları pahasına müdafaa ederek şehitlik mertebesine ve onuruna erişen aziz şehitlerimizi ve vefat eden gazilerimizi rahmet minnet ve şükranla anıyorum.

Ülkemiz için anlamı büyük olan bu günlerde 14 Mart Tıp Bayramının da kutlanıyor olması biz hekimler için ayrı bir öneme sahiptir. Çünkü Tıp Bayramı sadece bir kutlama değil; 1919 yılının 14 Mart’ında; işgal altındaki İstanbul’da İstanbul üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencilerinin organizasyonu ile tıp hocaları, Fakülte yönetimi ve devrin ünlü doktorları ve sağlık çalışanlarının işgali protesto için toplandıkları yurt savunma hareketinin başlangıcıdır.

2003 yılından itibaren Bakanlığımızın yürütmüş olduğu Sağlıkta Dönüşüm programı kapsamında, sağlık tesislerinin fiziki yapılarında iyileştirmeler yapılmış, son model tıbbi cihaz ve donanımlarla hizmet sunumu gerçekleştirilmiş, sağlık sisteminde yapılan revizyonlarla sağlık hizmetlerine erişim kolaylaştırılmış ve sağlık hizmetleri sunumunun niteliği ve kalitesi arttırılmıştır. Bu da sağlık hizmetlerinden duyulan memnuniyeti arttırmıştır. Sağlık hizmetlerindeki bu iyileşmelerde hekim katkısının azımsanamayacak ölçüde olduğu açık bir gerçektir.

Sağlık hizmetinin lokomotifi konumunda olan hekimler olarak sağlık hizmetlerinde daha ileriye gidebilmek, insanımıza en uygun, en etkin ve en hızlı tedaviyi sunabilmek temel hedefimizdir. Hekimliği sadece bir meslek olarak değil; bir yaşam biçimi olarak kabul ediyor ve mesai saati bilmeden çalışmayı, fedakârlık yapmayı insanımıza verdiğimiz değerin naçiz birer göstergeleri olarak görüyoruz. İnsanı yaşatmanın önemini biliyor, hastamızın sağlığına kavuşması veya sağlığını kaybetmemesi için tüm gücümüzle çalışıyoruz. Yaptığımız tüm bu çalışmalarımız esnasında çözüm bulunmasını talep ettiğimiz şu sorunlara ve önerilerimize değinmek istiyorum:

Yorgunluk nedir bilmeden insanımıza hizmet sunmaktan mutluluk duyarken, sağlık çalışanına şiddet olaylarını kabul edemiyoruz. Sağlık ve şiddet kelimelerinin yan yana telaffuz edilmesini bile tasvip etmiyoruz. Tüm merciler tarafından sağlık çalışanlarına yönelik her türlü şiddetin karşısında durulmasını, sıfır tolerans gösterilmesini istiyoruz.

Sayısı her geçen gün artan şikâyetler, adli ve idari soruşturmalar, her türlü başvuru için savunma yazmak zorunda kalınması gerek mesleki saygınlığımızı, gerekse motivasyonumuzu azaltan, daha defansif yaklaşmamıza ve zaman kaybına sebep olan temel unsurların başında geliyor. Vatandaşlarımızdan ve sağlık yöneticilerinden bu konuda büyük bir hassasiyet bekliyoruz.

Acil servislerdeki yoğunluklar hepimizin malumudur. İl merkezindeki tüm hastanelerin acil servislerine 24 saatte başvuran hasta sayısı 4.000, 4.500 leri bulmaktadır. Bu hastaların büyük bir kısmının aslında polikliniklerde tedavi edilecek hastalar olduğu; acil servise başvuran bu poliklinik hastalarının gereksiz kalabalıklara neden olduğu ve belki de hayati hastalığı olan kişilerin beklemesine- hastalıklarının tanı ve tedavilerinin gecikmesine neden olabileceği her platformda dile getirilmektedir.

Sağlık hizmeti sunumu esnasında uygulanan performans sistemi bizlerde ciddi motivasyon azalmasına sebep olmaktadır. Performans sisteminde iyileştirme ve düzenlemelerin yapılması, özellikle yapılan işlemlerin risk durumlarına göre değerlerinin arttırılmasının faydalı olacağı kanaatindeyiz.

Sayın rektörümüzün göreve başlaması ile beraber üzerinde durduğu ve çalışmalarını başlattığı bir konu var:  “Sağlık Haberciliği”. İnternete girip, şikâyetlerini aratarak tanısını koymuş, tedavisine karar vermiş veya bir başkasından gördüğü tedaviyi kendisine de uygulayan hastalar yerine doktoruna güvenen hastalar için tabipler odası olarak bu konuda üzerimize düşeni yapmaya hazır olduğumuzu belirtmek isteriz.

Son olarak hekimlerimizin görevlerine başlamadan önce, intörnlük veya asistanlık eğitimleri esnasında sağlık hukuku-mevzuat eğitimlerini almalarının, meslek hayatlarında karşılaşacakları tüm idari ve adli işlemlerde kendilerine kolaylık sağlayacağını düşünüyoruz.

Malatya Tabipler Odası olarak; ülkemizin sağlık hizmet sunumundaki ilerlemesini, 2023 vizyonu çerçevesinde sağlıkta en üst seviyelerde yer almasını kendisine şiar edinmiş ve hastası için fedakarlıktan asla kaçınmayan hekimlerimiz başta olmak üzere tüm sağlık çalışanlarımızın 14 Mart tıp bayramını kutluyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.