Hoşgeldiniz|Salı, Kasım 21, 2017
Buradasınız: Home » Doç. Dr. Hakan Parlakpınar » Göz Yaşartıcılar

Göz Yaşartıcılar 

Bu yazıdaki asıl maksat, göz yaşartıcı gazlara maruz kalan gösterici ya da kolluk güçlerini hekim veya yardımcı sağlık personeli sıfatıyla tedavi etme ihtimali olan sağlık çalışanlarımıza  bilgi sunmayı amaçlamaktadır.

Göz yaşartıcı, engelleyici ve genel iritan özelliği olan aerosoller tüm dünyada polisler ya da askeri güçler tarafından, kitlesel ayaklanmaları ya da gösteri yapan kitleleri kontrol altına almak amacıyla yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu amaçla kullanılan maddeler çok çeşitlidir ve en çok bilinenleri; 2-Klorobenziliden malononitril (CS), 2-Kloroasetofenon (CN), Oleoresin capsicum (OC) (biber gazı)’dır. Ülkemizde güvenlik güçleri tarafından OC (biber gazı) kullanıldığı bilinmektedir. Ayrıca küçük ambalajlar kişisel korunma amacıyla da kullanılmaktadır.

Biber Gazı (OC)

Biber gazı, solancea familyasından Capsicumannum ya da Capsicum frutescens’den elde edilen Şili biberi adlı kırmızı biberin ya da acı Arnavut biberinin ekstraksiyon işlemine tabi tutulması sonucu elde edilen bir yağdır. Bu ekstrede en yoğun olarak bulunan ve acı verici etkisini oluşturan kapsaisin (8-methyl-vanilyl-6-nonenamide) maddesidir. Biber gazı  %1-10 oranında Oleoresin capsicum içeren bir çözelti ve itici gaz içermektedir.

Etkileri

Göz yaşartıcı gazların en çok bilinen etkileri deri ve mukozalar üzerine iritan etkileridir. Vücuda solunum, cilt ve sindirim yolu ile alınmaktadırlar. Belirtiler, maruziyetten sonra 3-5 saniye içinde başlamakta ve sonraki 15-60 dakika içinde yavaş yavaş azalarak kaybolmaktadır.

Göz

İlk etkisi gözlerde iritasyon, yanma, gözyaşında artma, ağrı, kimyasal konjunktivit, konjunktivanın hafif alkalileşmesi (pH = 8 civarı), kemozis ve blefarospazmdır. Deride şiddetli yanma hissi ve gözde maruziyet olduğunda şiddetli ağrı ve geçici körlüğe neden olarak korku ve dezoryantasyon oluşturur. Daha önemli olarak kornea duyusu şiddetli derecede azalmakta, maruziyetten sonraki 10. dakikada sıfır değerine kadar düşmekte, 1 saat sonra ise kısmi olarak geri gelmektedir. Tekrarlayan maruziyet durumunda kornea duyarlılığında uzun dönemli değişiklikler gerçekleşebilir. Çoğu olguda kalıcı görme kaybı olmasa da, göz kuruluğu şikayeti devam edebilmektedir.

Solunum ve Dolaşım Sistemi

Solunum yolları iritasyonu ise burun ve boğazda yanma hissi, rinore, aşırı tükürük salgısı, göğüste sıkışıklık hissi ve öksürük semptomlarının ortaya çıkmasına neden olur. Kapsaisin’in bronkokonstrüksiyona yol açtığı bilinmektedir, bu nedenle özellikle astım hastalarında solunum yetmezliğine yol açma olasılığı bulunmaktadır. Soluma ile maruz kalındığında; apne, bradikardi, aort kan basıncında bifazik iniş çıkışlar, bronkokonstriksiyon, solunum yolları mukozasında ödem, takipne, hipotansiyon gibi kompleks kardiyopulmoner etkilerin yanı sıra biber gazının yüksek dozlarda kardiyak aritmi yapabileceği bildirilmiştir. Her ne kadar biber gazına bağlı bazı ölüm olayları bildirilmiştir, fakat ölümlerin çoğunda kalp krizi, alerjiden dolayı aşırı duyarlılık gibi başka etkenlerin sorumlu olduğu düşünülmektedir. Biber gazının etkileri astım gibi aşırı duyarlılığı olan bireylerde çok daha şiddetli olabilir.

Gebelik

Çalışmalar hamilelik öncesi maruziyet durumlarında hamileliğin nasıl etkileneceği konusunda ve teratojen etkilerinin belirlenmesi için ileri çalışmalara ihtiyaç olduğunu söylenmektedir. Direkt maruz kalımlarda düşük ve erken doğum riskinin arttığı bildirilmiştir.

Tedavi

Kişi klinik etkilerin geçici olduğuna ikna edilerek sakinleştirilmelidir.

Tedavi genellikle konservatiftir; hemen ortamdan uzaklaşılmalı, temiz havaya çıkartılmalı ve giysiler çıkarılarak maruz kalan bölge ılık su ve sabunla bolca yıkanmalıdır.

Cildin bitkisel yağ, bebe yağı ya da sütle temizlenmesi de ağrının giderilmesinde yararlı olabilir. Ağrının giderilmesi için cilde lokal anestezik kremlerin uygulanması gerekebilir.

Hastalar solunum distresi yönünden izlenmelidir. Bronkokonstriksiyon varsa oksijen, beta adrenerjik agonistler ve kortikosteriodler verilmelidir. Yüksek kontsantrasyonda maruz kalmalarda kardiyovasküler ve solunum bulgularına göre kişiler hospitalize edilmelidir.

Biber gazına maruz kalındığında gözler hızla ve bol suyla ya da %0.9’luk sodyum klorür ile en az 15 dakika süreyle yıkanarak kimyasal madde gözden uzaklaştırılmalı, daha sonra kornea epitelizasyonunu hızlandırıcı ve inflamasyonu kontrol altına alıcı tedavi uygulanmalıdır. Maruz kalan gözde kontakt lens var ise hemen çıkartılmalıdır. Yanma çok fazlaysa göze lokal anestezikli solüsyonlar damlatılabilir. Limon suyu ve sirkenin yararlı olduğuna dair bilimsel kanıt yoktur.

Hastaya tedavi girişiminde bulunan sağlık personeli eldiven, gözlük ve koruyucu giysi giymelidir.

İhtiyaç halinde Ulusal Zehir Danışma Merkezi (UZEM) aranabilir (Tel: 114).

NOT: Bu yazı Türk Tabipler Birliği Yayınlarının “Kimyasal Silahlar Gösteri Kontrol Ajanları (2011)” ve Türk Farmakoloji Derneğinin “Göz Yaşartıcılar Korunma ve Tedavi Yolları (2013)” isimli çalışmalarından alıntılarla hazırlanmıştır.